bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

Değerli okuyucular, 

Finans, büyüyen ekonomilerin hayati bir bileşenidir. Ticaretin ana arterlerinden biri olarak akar, girişimciliği ve inovasyonu besler ve çığır açan fikirleri büyümeye kanalize eder. Günümüzdeki gibi endüstriyel ve teknolojik değişim dönemlerinde özellikle önemlidir.

Yeşil finans sektörünün girişimleri, ülke ekonomilerinin karbonsuzlaşmasını amaçlayan politikaların uygulanmasına yardımcı oldukları için düşük karbon ekonomisine geçişte çok önemli bir role sahiptir. Bu nedenle, yeşil finans sektörü girişimlerinin, hangi koşullar altında ve ne kadar başarılı bir şekilde yeşil yatırımları artırarak ulusal iklim değişikliği azaltım hedeflerine katkıda bulunabileceğini, aynı zamanda ekonomik ve finansal istikrar üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirebileceğini anlamak önemlidir. Ancak bu anlayış, özellikle yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonomiler bağlamında şu anda sınırlıdır. Bu anlayışın başarılı olabilmesi için, finans kuruluşları alt sektör dönüşüm yolları hakkında daha fazla bilgi edinmelidir. Ayrıca, finans kuruluşlarının geçiş finansmanı sağlayıcıları olarak başarılı olabilmeleri için, alt sektör dönüşüm yollarını analiz etme kapasitesine yatırım yapmaları gerekmektedir.

COP26 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı), iklim değişikliği ile mücadelede finansın önemli rol oynadığı bir oturum olarak hafızalarda yer etmişti. Bundan sonra da küresel finansal hizmetler sektörü, net sıfır karbon hedeflerine ulaşılmasında her zaman kritik bir rol oynayacaktır. Sadece enerji sektörünün 2050 yılına kadar dönüştürülmesi için gereken yatırımın yılda 3.5 trilyon ABD doları ile 5.8 trilyon ABD doları arasında olacağı tahmin edilmektedir. COP26'da İngiltere Merkez Bankası eski Başkanı Mark Carney, 130 trilyon ABD dolarını temsil eden 450 büyük banka, varlık yöneticisi ve kurumsal yatırımcının Net Sıfır için Glasgow Finans İttifakı'na (GFANZ) katılarak kredi ve yatırım portföylerini Paris Anlaşması'nın iklim hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi taahhüt ettiklerini belirtmişti.

IPCC'nin altıncı değerlendirme raporuna göre ise, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede aciliyetin büyük önem taşıdığının altı çiziliyor. Ancak bu mücadelede en büyük zorluk, sıcaklık artışı sınırının 1,5°C’de tutulması yönündeki uluslararası taahhütlere rağmen, Uluslararası Enerji Ajansının tahminlerine göre bu hedefin halen ulaşılabilir olup olmadığı. Keza Birleşmiş Milletlerin en son Emisyon Açığı raporu, mevcut ulusal taahhütlerin ve stratejilerin, 2,7°C'lik bir sıcaklık artışına yol açabileceğini gösteriyor. 

Bu durum, tüm ekonomik sektörlerin, net sıfır hedefine ulaşabilmesi için düşük karbonlu varlıklara ve işletmelere daha fazla yatırım yapması gerektiğini gösteriyor. Bu geçiş, birçok işletme için köklü değişiklikler anlamına gelecek ve bu değişiklikleri yapmak için finansmana ihtiyaç duyacaklar. Sigorta şirketleri, kredi sağlayıcıları ve yatırımcılar bu sermayenin temin edilmesinde ve geçiş sürecinin desteklenmesinde kritik bir role sahip olacaklar.

Öte yandan, iklim değişikliği sadece maddi riskler değil, aynı zamanda finansal fırsatlar da sunuyor. Geçiş sürecinde proaktif davranan finans kurumları hem dünya ekonomisini hem de kendi finansal beklentilerini daha sürdürülebilir bir yola taşıyabilir, çevresel ve ekonomik anlamda önemli bir etki yaratabilirler.

Sıfır karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde başarının sağlanabilmesi için atılan önemli adımlardan biri olan ve içinde birçok fırsatı da barındıran Avrupa Yeşil Mutabakatının Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması yakın zamanda hayatımıza girdi. Bu mekanizma, finans kuruluşlarının desteğiyle farkındalık anlamında ihracatçı şirketlerin odaklanmasını sağlarken sıfır karbonlu bir gelecek için duyarlı ticaretin gerçekleştirilebilmesini sağlamak anlamında adımların hızlanmasını ve hizalanmayı da beraberinde getiriyor. 

Finansal kuruluşlar için net sıfır hedefine ulaşmak hem bir zorunluluk hem de bir fırsat anlamına geliyor. Bu süreçte aktif rol alan kurumlar, gezegenin korunmasına ve yatırımlarının uzun vadede değer kazanmasına önemli katkılar sağlayabilirler. Bu fırsattan yararlanmak için, kurumların dönüşüm planlarını titizlikle değerlendirmeleri ve hayata geçirmeleri gerekiyor.

QNB Finansbank olarak bu zorlukta müşterilerimizin yanında olmayı önceliklendiriyoruz. Sorumluluklarımızın bilinciyle, dönüşüm için gerekli finansmanın sağlanmasında etkin bir rol oynayarak, hem çevremiz hem de ekonomimiz için değer yaratacak ve sürdürülebilir bir geleceğe giden yolu destekleyecek şekilde hareket edeceğiz.

Burçin Dündar Tüzün

https://www.ey.com/en_gl/sustainability-financial-services/how-sustainable-finance-can-help-decarbonize-the-real-economy

https://documents1.worldbank.org/curated/en/099548409142222955/pdf/IDU0881e4d02027f504e120898502121116e2eb7.pdf