notify icon
Ana içeriğin başı

Yönetim Kurulu Başkanı Mesajı

Amacımız, siz müşterilerimize üstün hizmet vererek finansal açıdan tüm beklentilerinizi karşılayabilmektir.

Değerli Ortaklarımız,

2018 yılının üçüncü çeyreğinde kurlarda gözlenen belirgin yükseliş ile finansal koşulların sıkılaştığı, enflasyonun artışa geçtiği ve bunun sonucunda da faiz hadlerinin yükseldiği bir döneme girdik. Bu şartlarda büyüme eğilimi hız keserken, cari açığın hızla kapandığı ve ekonomide yeni bir dengelenme dönemine girildiği görülüyor. 

Kur dalgalanmaları ile başlayan bu dönemde iki ay içinde hem hükümet, hem de Merkez Bankası yeniden dengelenme sürecinin hızla atlatılması için kararlı adımlar attı. Açıklanan ‘Yeni Ekonomi Programı’ da “Dengelenme, Değişim ve Disiplin” başlıkları altında ekonomik istikrar ve reform odaklı politikaların sürdürüleceği konusundaki güveni artırdı. 

Bu sene içerisinde milli hasılanın %7’sine yaklaşan cari açığın, ekonomik aktivitedeki yavaşlama ile önümüzdeki sene %4 seviyesine gerilemesi öngörülüyor. Hem büyümedeki yavaşlamanın ithalatta yol açtığı düşüş hem de kur avantajı ile ihracat ve turizm gelirlerinin toparlanması dış finansman risklerinin azalmasında etkili olacak. 

Kurlardaki artış ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma ile enflasyon kısa vadede yüksek seviyelerini koruyacak ancak sıkı maliye ve para politikası duruşunun korunması durumunda, önümüzdeki senenin ikinci yarısında enflasyon görünümü çok daha olumlu olacaktır. Bu da faiz hadlerinde düşüşü getirecektir.

Aşırı kur hareketlerinin döviz borcu yüksek olan şirketleri olumsuz etkilediği gözlenirken, ihracatı yüksek olan firmalar ve turizm gibi döviz geliri  olan sektörler bu kur yükselmesinden faydalanmaktadır. 

Küresel ekonomide finansal koşullardaki sıkılaşma ve ticaret savaşları endişeleri ile küresel büyüme eğilimi bir miktar yavaşladı. Buna karşın, ABD büyümesinin güçlü seyretmesi ile FED’in ölçülü faiz artırımlarına ve bilanço küçültme programına devam etmesi beklenmekte. Avrupa Birliği’nde ise yavaşlayan büyüme eğilimine karşın, tahvil alım programının bu sene sonlandırılması öngörülüyor. Global likidite koşullarındaki bu bozulma ile gelişen ülke piyasaları üzerindeki baskının devam etmesi bekleniyor. Ekonomik istikrar odaklı politikaların uygulanması, ülkemizin bu dönemi en az zararla atlatması için de önemli olacak. 

QNB Finansbank olarak yılın ilk 9 ayında büyümemizi sürdürdük. 30 Eylül 2018 tarihi itibarıyla Banka’nın toplam aktifleri yıl sonuna kıyasla yüzde 44 artarak 180 milyar 876 milyon TL’ye ulaşırken, 2017 yıl sonuna kıyasla canlı krediler yüzde 25 oranında artarak 101 milyar 955 milyon TL’ye, müşteri mevduatı ise yüzde 33 oranında artarak 86 milyar 575 milyon TL’ye ulaştı.  Bankamızın net dönem kârı ise 1 milyar 749 milyon TL olarak gerçekleşti.

30 Eylül 2018 itibarıyla toplam özkaynaklarımız bir önceki yıl sonuna göre yüzde 15 oranında artarak 14 milyar TL’ye ulaşırken; sermaye yeterlilik rasyomuz yüzde 16 oldu. Bankamız, ana hissedar QNB (Qatar National Bank)’nin gücüyle sektöre katkıda bulunmayı her geçen gün artırarak sürdürüyor.

Güçlü sermaye yapımız ile kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz hız kesmeden devam ediyor. Çocuklarımızı geleceğe hazırlamak üzere kurduğumuz “Minik Eller Büyük Hayaller” platformumuz çatısı altında, gönüllü finansçılarımız ile yine çok önemli projeler hayata geçiriliyor.

QNB Finansbank’ı daha da büyüten tüm finansçı çalışma arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza, katkıları için bir kez daha teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,

Ömer A. Aras
Yönetim Kurulu Başkanı

Bu sayfadaki bilgiler size yardımcı oldu mu?