notify icon
Ana içeriğin başı

Yönetim Kurulu Başkanı Mesajı

Amacımız, siz müşterilerimize üstün hizmet vererek finansal açıdan tüm beklentilerinizi karşılayabilmektir.

Değerli Ortaklarımız,

Pandeminin ardından Avrupa’daki savaş, enerji krizi, yüksek enflasyonun hâkim olduğu 2022 yılının son çeyreğine yoğun bir gündem ile giriyoruz. 

Tüm dünyada etkisini gösteren enflasyon sorunu ve Avrupa’daki enerji sıkıntısının beraberinde gelen üretim azalışı bölgemizi de derinden etkiliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun Ekim 2022 sayısını, "Geçim Kriziyle Mücadele" başlığı ile yayınladı. Raporda, dünya ekonomisinin bir dizi çalkantılı zorluk yaşadığı vurgulanırken, yüksek enflasyonun, çoğu bölgede sıkılaşan mali koşulların, Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü savaşın ve Covid-19 salgınının ekonomik görünüm üzerinde ağır bir baskı oluşturduğu kaydedildi. 

IMF, raporunda küresel ekonomi için 2022 yılı büyüme beklentisini yüzde 3,2 seviyesinde korurken, 2023 yılına dair büyüme tahminini yüzde 2,9'dan yüzde 2,7'yerevize etti. IMF’nin Türkiye ekonomisine ilişkin 2022 ve 2023 yılı büyüme beklentileri sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 3, 2023 yılı enflasyon tahmini ise yüzde 50 düzeyinde açıklandı.

Tüm bu koşullar karşısında Türkiye hem Avrupa hem de bölgede önemli tedarik zincirinde önemli bir üretici olarak yer alırken, ihracat ile cari dengede düzelme ve enflasyonda düşüş için çalışmalar yürütüyor.

Merkez Bankası’nın faiz düşürme serisini durduracağına ilişkin açıklamaları da piyasalarda rahatlama sağlamaya başladı. Türkiye için en önemli konu, enflasyonun düşürülmesi için doğru makro politikalar ve mali disiplinin sağlanması yönündeki çalışmalar olacak. 

Bankacılık sektörü ise tüm bu koşullar çerçevesinde, reel ekonomiye katkı sağlama, piyasaların dengesinin korunması ve fonlama ihtiyacı ile üretimin ve yatırımların sürmesi için çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.

Türkiye birçok kez bu gibi önemli ekonomik dalgalanmalar ile karşı karşıya kaldı. Güçlü bankacılık sektörü ise bu dönemlerde en önemli güvence olarak karşımıza çıktı. Bugün de bankacılık sektörünün ekonominin güvencesi olacağına inancım tam.

Küresel konjonktürel belirsizliklerin hâkim olduğu bir yılda, Türk bankacılık sektörü güçlü yapısını korumayı sürdürüyor. Bankamız da güçlü sermaye yapısı, istikrarlı finansal performansı ve proaktif risk yönetimi yaklaşımı ile Türk ekonomisini desteklemeyi sürdürüyor.  30 Eylül 2022 itibarıyla, Bankamızın toplam aktifleri 2021 yıl sonuna kıyasla yüzde 49 artarak 555 milyar 144 milyon TL’ye ulaştı. Aynı dönemde, net krediler yüzde 52 oranında artarak 304 milyar 862 milyon TL’ye, müşteri mevduatı ise yüzde 59 oranında artarak 340 milyar 754 milyon TL’ye yükseldi. 2022 yılının ilk dokuz aylık döneminde, Bankamızın net dönem kârı 11 milyar 471 milyon TL olarak gerçekleşti.

Bankacılık sektörü olarak bir yandan dünya ve Türkiye’deki ekonomik dalgalanmaları doğru stratejiler ile yönetmeye çalışırken, diğer yandan dijitalleşme hızını yakalamak, bir yandan da daha iyi bir gelecek için sürdürülebilirlik çalışmalarına hız vermek durumundayız.

Sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarımızı son hızla devam ettiriyoruz. Hem finansçılar hem müşterilerimiz hem de kamuoyu nezdinde farkındalık yaratacak çalışmalar yürütürken, bir yandan da kredi politikalarımızı sürdürülebilirlik perspektifinden sürekli olarak gözden geçirmeye ve iyileştirici aksiyonlar almaya devam ediyoruz.

Bankamızın büyümesine katkı sağlayan tüm finansçılarımıza, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Ömer A. Aras
Yönetim Kurulu Başkanı
QNB Finansbank A.Ş.